reklam
ALTIN
 6.875,62
DOLAR
 45,4098
STERLİN
61,9567
EURO
 53,5661

Naile Altuntaş'ın 10 -16 Mayıs Dünya Engelliler Haftası Mesajı

 

10 Mayıs 2026 14:43
Naile Altuntaş'ın 10 -16 Mayıs Dünya Engelliler Haftası Mesajı

3 Aralık Engelsiz Yaşam Derneği Başkanı Naile Altuntaş, 10-16 Mayıs Dünya Engelliler Haftası Dolayısıyla Bir Mesaj Yayımladı 

10-16 MAYIS DÜNYA ENGELLİLER HAFTASI

Toplum olarak her geçen gün yaralı bir beden misali hızlıca ahlaken kan kaybediyoruz. Bir zamanlar tüm toplumlara medeniyet götüren bizler, bugün medeniyet götürdüklerimizden ahlak edinir olduk. Kış mevsiminde kurtlar aç kalmasın diye kurtlara barınak yapan bir ecdadın biz evlatları, bugün batının ahlakını medeniyet belledik. Bu durumun bir neticesi olarak; ebeveynlerimizi ihmal edip, senede bir kere “babalar günü” “anneler günü” adı altında hatırlar olduk maalesef. Oysaki Yüce Allah’a ve ahiret gününe imandan sonra kişiye en büyük vazifedir ana babaya itaat ve gözetmek. İnanan bir toplum olduğumuzu düşünerek… 

Yine, toplumumuzun önemli bir kitlesini oluşturan “özel gereksinimli” ya da bizlere dayatılan tabirle “engelli” bireylerimizin içinde bulunduğu durum da içler acısı. Kadim İslam medeniyetinde engelli, özürlü vs. şeklinde bir sınıflandırmaya denk gelemezsiniz. Çünkü yüce dinimiz İslam hiçbir şekilde insanları eşkallerinden, renklerinden, etnik kökenlerinden ve özür hallerinden ötürü sınıflandırmamıştır. Fıkıh kitaplarımızda engelli bireyleri “özür sahibi” (mazur) diye nitelendirmiştir. İnsana ve insanlığa bu kadar önem veren bir medeniyetin ve dinin mensupları olarak bugün gelinen noktada engelli bireylerimizin senenin birkaç gününde hatırlanıyor olması ne kadar da hazin ve de vahim bir durum…

Senenin birkaç gününde vefa gösterme çabası batı kültürüne mahsus bir durumdur. Bizim kadim medeniyetimiz vefayı göstermeyi her gün her an gösterilmesini telkin eder. 

Mademki senenin bu zamanları engelli bireylerimizi hatırlamak ve farkındalık uyandırmak olarak addedilmiş, bizler de konuya dair birkaç kelam edelim.

Bu toplumun %96 bedensel engelli bir bireyi olarak farkındalık minvalinde sizlere şu hususları aktarmak istiyorum.

Biz engelli bireylerin farkına varması gereken ilk zümre kendi ailelerimiz. Ailelerimiz bizi kabullenirse tüm toplumun bireyleri bizleri kabullenecektir. Yani esas çağrım burada engelli ailelerine olacaktır. Ailelerimi bizleri bir külfet olarak değil, bir nimet olarak görüp öyle de addetmeleri gerekir. İnanan bir toplum olarak şunu iyi bilmeliyiz ki Rabbimizin rızasını kazanmanın yollarından en mühimlerinden biri de hastaları yani engel durumları olanları gözetmektir. Bu hususa bir kıssa ile açıklık getirmek isterim. 

Vaktiyle, yatağa mahkûm olan hasta oğluna bakmakta olan bir annenin hikayesi. Bu annemiz o zamanın mürşidine intisap edip onun manevi terbiyesine girmek ister ve bu isteğini hasta çocuğunun bakımından ötürü bir türlü gerçekleştiremez. Bu durumu çok içerler. Bir gün mürşit efendiyle karşılaşır ve mürşit efendi kendisine “senin mürşidin içeridedir” der ve çocuğun hizmetine devam etmesini ima eder. Bu hikâyenin konunun anlaşılmasında yeterli olduğunu düşünüyorum. Bu hususta bir hayli örnek verilebilir lakin bu kadarıyla yetinelim. Özetle; iman ve farz ibadetlerin dışında bakıma muhtaç olanlarımızı gözeterek ahiret bakiyemizi doldurmaya yeter Yüce Allah’ın izniyle!

Diğer bir husus ise toplumun engelli bireyleri görmezden gelmesidir. Mesela inşa edilen binalarda engelli rampaların durumu. Kimi binalar hiç bulunmazken kimi binalarda ise komik rampaların olması. Bu rampalardan bırak engelli bireylerin istifade etmesini beklemek sağlıklı bireyler bile kullanmakta zorluk yaşıyor. Bu durumun müsebbiplerine şu soruyu sormak isterim. Ömür boyu sağlıklı olmalarını temenni etmekle birlikte acaba hiçbir zaman hasta olmayacaklarını mı düşünüyorlar. Ya da yakınlarından birilerinin kaza veya hastalık sonucu bizimle aynı kaderi yaşamayacaklarına dair bir garantileri mi var? Neden bu körlük? Hiç mi empati yapamıyorlar? Tarih, empati yapmayanların aynı kaderi yaşadıklarıyla dolu. Konut olsun, toplu yaşam merkezleri olsun engelliye göre tertip edilmelidir. Engelliye göre tertip edilen her yer ve zemini herkes kullanabilir. Fakat engelli bireyler her yer ve zemini kullanamaz. Lütfen bu hususta daha duyarlı olalım. Unutmayın! Bizim durumumuzda sizler veya yakınınızdakiler de olabilir. 

Bu hususta hassasiyet gösterenlere de şahsım ve tüm engelli bireylerin adına teşekkür ederim! 

Bu konuda söylenecek çok söz var lakin bu kadarıyla yetinelim.

Engelli bireyleri itici bulmayalım. Onları şefkat ve merhametle kucaklayalım. Çünkü engelli olmayı bizler tercih etmedik. Yüce Yaradan’ın bizlere sunduğu imtihan şekli engellilik. Engelliyi beğenmemek veya küçümsemek Yüce Yaradan’ı beğenmemek ve de küçümsemektir. Çünkü bizler de sizler gibi Yüce Yaradan’ın birer eseriyiz. Eseri beğenmemek, sahibini beğenmemektir.

Senenin bir ya da birkaç günü değil, her gün her an engelli bireylerimizi, muhtaçları, yaşlıları, çocukları; korunmaya ve gözetilmeye muhtaç kim ve ne varsa koruyup gözetelim inşallah! 

Unutmayalım! Yaratılmışların en şereflisidir insan. Bizler bu şerefi ayaklar altı etmeyelim…

Selâm ve duâyla!

Naile ALTUNTAŞ

3 Aralık Engelsiz Yaşam Derneği Başkanı

Yorumlar
Adınız
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.