ALTIN
 6.600,42
DOLAR
 45,9068
STERLİN
61,7820
EURO
 53,4042

Mühendislik, Diploma Değil Bir Yolculuktur

 

Mühendislik dediğimiz konu, üniversiteden yeni mezun olduğunuz zaman çoğu kez karşılığı olmayan, değersizmiş gibi görünen bir 4 yıl gibi hissedilir. Elinizde diploma vardır ama hayatın içinde onun ne ifade ettiğini tam olarak bilemezsiniz. Ancak işin içine girdikçe, yıllar geçtikçe ve tecrübe kazandıkça aslında o 4 yılın bir başlangıç olduğunu anlarsınız.

 

Ben de ziraat mühendisliği bölümünden mezun olduğum ilk yıllarda özel bir şirkette çalışma fırsatı buldum. O günlerde yaşıtlarıma göre şanslı olduğumu düşünüyordum. Allah nasip etmişti ve meslek hayatına adım atmıştım. Ancak zamanla anladım ki asıl mesele işe girmek değil, o işi öğrenebilmekti.

 

Satın alma süreçlerinde görev aldım, sözleşmeli üretim modelinin içinde bulundum, üreticiyi ve çiftçiyi yakından tanıdım. Toprağın, üretimin ve emeğin ne demek olduğunu sahada öğrendim.

 

Sonrasında ticaretle ilgili deneyimlerim oldu. Çok büyük başarılar elde ettiğimi söyleyemem ama insan tanımayı, para yönetmeyi, iletişim kurmayı ve bir şeyi pazarlamayı öğrendim. Bunların hepsi bana hayatın farklı yönlerini öğretti.

 

Mücadele devam ederken iş değişiklikleri de yaşadım. Bir dönem sevkiyat alanında çalıştım. Doğrudan mesleğimle ilgili değildi ama organizasyon, planlama ve sorumluluk alma konusunda bana çok şey kattı.

 

Ardından askerlik süreci geldi. Döndüğümde herhangi bir işim yoktu ama çok şükür kısa sürede yeniden iş hayatına döndüm. Bu kez bir inşaat firmasında görev aldım. Bu alan bana yabancıydı ama önceki tecrübelerim sayesinde öğrenmeye ve uyum sağlamaya çalıştım.

 

Bir ziraat mühendisi olarak farklı sektörlerde çalışmak, zaman zaman çevremden eleştiri almama neden oldu:

 

“Onca yıl okudun, neden mesleğini yapmıyorsun?”

 

“Bu işlerde ilerleyemezsin.”

 

“Mesleğinden uzaklaşıyorsun.”

 

Ama hayat her zaman ideal şartları sunmuyor. Bazen insan sadece mesleğini değil, hayatı da öğrenmek zorunda kalıyor. Ben de o süreçte ayakta kalmayı, çalışmayı ve mücadele etmeyi öğrendim.

 

Mesleğimden hiçbir zaman kopmadım. Kendi alanında çalışan bir mühendisle karşılaştığımda saatlerce konuşur, bilgi almaya çalışırdım. Çünkü içimde hep o alana dönme isteği vardı.

 

Sonrasında kamu görevine başladım. Fidan ve süs bitkileri üzerine kurulan bir üretim tesisinin kuruluş sürecinde görev aldım. Bu süreçte çok şey öğrendim. Eksiklerim vardı ama öğrenme isteğim daha büyüktü. Günlerce, aylarca çalışarak kendimi geliştirmeye çalıştım.

 

Yaklaşık beş yılın ardından tarımsal sulama ve altyapı alanında görevlendirildim. Açıkçası bu alan bana oldukça uzaktı. Ama meslek büyüklerimin yanında öğrenmeye çalışarak, onların tecrübelerine kulak vererek ilerledim.

 

İşte burada hayatımın en önemli derslerinden birini aldım.

 

Tarımsal sulama sadece bir mühendislik işi değildir.

 

Bir köye giden su, sadece su değildir.

 

O su; üretimdir, berekettir, umuttur.

 

Tarlasına su ulaşan bir çiftçinin yüzündeki mutluluk, yaptığınız işin gerçek karşılığıdır.

 

İşte bu süreçte üzerimde emeği olan meslek büyüklerimin hakkını hiçbir zaman ödeyemem. Yıllarını bu işe vermiş, sahada ter dökmüş, köy köy dolaşmış, bilgi ve tecrübesini esirgememiş insanlar bana sadece meslek değil, bir duruş öğrettiler. Allah hepsinden razı olsun.

 

Onların yanında şunu öğrendim:

 

Mühendislik sadece teknik bilgi değil, aynı zamanda vicdan işidir.

 

---

 

Tarımsal sulama ve altyapı alanında görevlendirildiğim ilk günleri hiç unutmuyorum. Açıkçası bu alan bana oldukça uzaktı. Tarım ve üretim konusunda belli bir bilgi birikimim vardı ancak sulama projeleri, altyapı tesisleri, keşifler, metrajlar, kontrollük hizmetleri ve kabul süreçleri benim için adeta yeni bir okuldu.

 

İlk aylarda meslek büyüklerimin adeta ağzının içine baktım. Bir toplantıda, bir proje sahasında ya da bir köy incelemesinde söyledikleri her cümleyi dikkatle dinledim. Çünkü biliyordum ki kitaplarda yazmayan birçok bilgi onların yılların emeğiyle kazandıkları tecrübelerinde saklıydı.

 

Bugün dönüp baktığımda üzerimde emeği olan o büyüklerimin hakkını ödeyemeyeceğimi düşünüyorum. Bana sadece iş öğretmediler; sabrı, sorumluluğu, vatandaşın derdini dinlemeyi ve yapılan işin vicdani tarafını da öğrettiler. Allah hepsinden razı olsun. Eğer bugün bir konuda bilgi sahibi olduğumu düşünüyorsam bunda onların alın teri ve emeği vardır.

 

Zamanla şunu fark ettim; tarımsal sulama sadece boru döşemek, kanal yapmak veya teknik proje hazırlamak değildir. Bir köyde yaptığınız sulama tesisi bazen yıllardır su bekleyen çiftçinin umudu olur.

 

Çünkü su sadece su değildir.

 

Su; üretimdir.

 

Su; berekettir.

 

Su; köyde kalmaya çalışan gençlerin geleceğidir.

 

Su; toprağa emek veren çiftçinin alın terinin karşılığını alabilmesidir.

 

Bugün bir sulama hattına baktığımda artık sadece teknik bir yapı görmüyorum. O hattın ucunda üretim yapan çiftçiyi, ailesini, çocuklarını ve geleceğini görüyorum.

 

Ve belki de en önemlisi…

 

İnsan bazen kendi mesleğini yıllar sonra gerçekten anlamaya başlıyor.

 

Bugün geldiğim noktada, geçmişte yaşadığım zorluklara artık başka bir gözle bakıyorum. Çünkü her birinin beni bugüne hazırladığını görüyorum.

 

Bu yüzden özellikle genç mühendis kardeşlerime şunu söylemek istiyorum:

 

Hayat bazen sizi hayal ettiğiniz yoldan farklı yerlere götürebilir. Mesleğiniz dışında çalışmak zorunda kalabilirsiniz. Umutsuz hissettiğiniz günler olabilir. Ama hiçbir emek boşa gitmez.

 

Eğer öğrenmeye devam ederseniz, mücadeleyi bırakmazsanız ve sabrederseniz, bir gün yaptığınız her şeyin aslında sizi hazırladığını görürsünüz.

 

Ben bugün geriye baktığımda şunu net söylüyorum:

 

İyi ki zorlanmışım…

 

İyi ki mücadele etmişim…

 

İyi ki vazgeçmemişim…

 

Ve iyi ki ziraat mühendisi olmuşum.

 

(Abdullah Furkan Özkaya)

Yorumlar
Adınız
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.